İçeriğe geç

Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı ?

Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı? İzmir’de bir kahve masasında başlayan ağır bir soru

Bugün Kimu sayfasında “Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz.

İzmir’de yaşıyorsan bazı konular vardır ki, çay bahçesinde bile açılınca ortamın havası bir anda değişir. Hani bir arkadaş “Abi bu ülke niye böyle?” diye başlar, sen de daha ilk saniyede “Yine derin mevzuya girdik” diye içinden geçirirsin ya… İşte “Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı?” sorusu tam olarak o kategoriye giriyor.

Bir yandan tarih, bir yandan siyaset, bir yandan da insanın boğazına düğüm gibi oturan bir tarafı var. Ama ben yine de İzmirli bir arkadaş grubunda bu konunun nasıl konuşulacağını hayal ederek yazıyorum. Çünkü bazı gerçekler, en iyi biraz sokak diliyle, biraz da iç sesle anlaşılır.

Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı? Olayın arka planına kısa ama dürüst bir giriş

Önce şunu netleştirelim: Adnan Menderes 1960 askeri darbesi sonrası yargılandı ve idama mahkûm edildi. Süreç, 1960 Türkiye askerî darbesi sonrasında kurulan Yassıada yargılamalarıyla devam etti.

Ama işin “Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı?” kısmı, aslında tek bir kişinin “evet” ya da “hayır” demesi gibi basit değil. Keşke öyle olsaydı. Tarih bazen Netflix dizisi gibi değil, daha çok kalabalık bir WhatsApp grubu gibi: herkes yazıyor, ama karar garip şekilde ortaya çıkıyor.

Ben lise yıllarında bu konuyu ilk duyduğumda şunu düşünmüştüm:

“Bir kişi imza atınca mı oluyor yani?”

Sonra büyüdüm, ekonomi okudum, veriyle uğraştım… ve anladım ki mesele hiç öyle değilmiş. Ama yine de o çocukluk sorusu içimde kaldı.

Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı? Yassıada süreci ve karar mekanizması

Yassıada yargılamaları, darbe sonrası kurulan özel bir mahkeme süreciydi. Burada hem Menderes hem de Demokrat Parti’nin önde gelen isimleri yargılandı.

Mahkeme heyeti, askeri yönetim tarafından belirlenmişti. Yani süreç tamamen sivil bir yargı düzeni içinde işlemedi. Bugün geriye dönüp bakınca, hukuk tarihi açısından en çok tartışılan noktalardan biri de bu zaten.

Karar verildiğinde Menderes için idam hükmü çıktı. Ancak “Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı?” sorusunun kritik kısmı burada başlıyor.

Çünkü Türkiye’de idam kararları o dönemde sadece mahkeme kararıyla yürürlüğe girmiyordu. Nihai onay mekanizması vardı.

İşte o mekanizma: Milli Birlik Komitesi.

Milli Birlik Komitesi ve son imza meselesi

Milli Birlik Komitesi, darbe sonrası ülkeyi yöneten askeri yapıydı. İdam kararlarının yürürlüğe girmesi için bu komitenin onayı gerekiyordu.

Yani teknik olarak bakarsak, “Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı?” sorusunun cevabı tek bir kişi değil, kolektif bir askeri yönetim.

Ama insan beyni böyle cevapları sevmez. Biz net isim isteriz. “Kim bastı imzayı?” diye sorarız.

İşte o yüzden bu konu yıllardır tartışılır.

İç ses: “Bir imza ve bu kadar büyük bir sonuç mu?”

Şunu itiraf edeyim, bu konuyu ilk detaylı okuduğumda içimden şu geçti:

“Ben bir e-faturayı yanlış kesince bile 3 gün stres yapıyorum, bunlar nasıl böyle kararlar almış?”

Ama tarih dediğimiz şey zaten biraz da böyle bir şey. Kararlar, kurumlar, baskılar ve o dönemin siyasi atmosferi birleşince ortaya geri dönüşü olmayan sonuçlar çıkabiliyor.

Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı? Kararın ardındaki siyasi atmosfer

1960’ların başına gittiğimizde Türkiye oldukça gergin bir siyasi ortamdan geçiyordu. Demokrat Parti iktidarı ile muhalefet arasında ciddi kutuplaşmalar vardı.

Ekonomik olarak da dalgalanmalar yaşanıyordu. Ben ekonomi tarafına baktığımda şunu görüyorum: büyüme var ama sürdürülebilirlik tartışmalı, enflasyon baskısı artıyor, dış finansman ihtiyacı yükseliyor.

Ama sokak diliyle söylemek gerekirse:

“Herkes birbirine sinirliydi.”

İşte böyle bir atmosferde 27 Mayıs darbesi geldi.

Arkadaş ortamı versiyonu

Düşünsene, 5 arkadaşsin:

Biri sürekli bağırıyor

Biri sürekli “ben demiştim” diyor

Biri ortamı yatıştırmaya çalışıyor

Biri tamamen sessiz

Bir de yönetici gibi herkesin telefonuna bakıyor

Bir süre sonra o grup dağılır.

İşte siyaset de bazen böyle çalışıyor, sadece sonuçları biraz daha ağır oluyor.

Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı? “Tek kişi mi, sistem mi?” tartışması

Bugün hâlâ tartışılan en önemli nokta şu: Bu karar bir kişinin kararı mıydı, yoksa sistemin mi?

Hukuki olarak bakıldığında, idam kararının yürürlüğe girmesi askeri yönetim onayına bağlıydı. Yani Milli Birlik Komitesi bu süreçte son yetkili organdı.

Ama tarihçiler arasında farklı yorumlar var. Bazıları kararın kolektif bir irade olduğunu söylerken, bazıları belirli isimlerin daha baskın rol oynadığını savunur.

İşte bu yüzden “Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı?” sorusu tek cümlelik bir cevaba indirgenemiyor.

İç ses: “Keşke tarih Excel tablosu olsaydı”

Bazen düşünüyorum:

“Keşke geçmiş olaylar Excel’de filtrelenebilseydi.”

Sütun 1: olay

Sütun 2: karar veren kişi

Sütun 3: sonuç

Ama tarih öyle değil. Satırların arasında gri alanlar var. En çok da o gri alanlar insanı yoruyor.

Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı? Toplum hafızasında kalan gölge

İzmir’de büyüyen biri olarak şunu çok net hissediyorum: Bu konu sadece kitaplarda değil, insanların hafızasında da yaşıyor.

Yaşlılarla konuştuğunda, bazen cümlelerin arasına sıkışmış bir “o günler…” ifadesi düşer. Devamı gelmez ama zaten devamı da ağırdır.

Benim çocuklukta duyduğum bir cümle vardı:

“Devlet dediğin şey bazen çok büyük olur, insan da içinde küçük kalır.”

O zaman tam anlamazdım. Şimdi biraz daha anlıyorum.

Sessiz anlatılar

Resmî belgeler var, raporlar var, mahkeme kayıtları var. Ama bir de anlatılmayanlar var.

Mesela:

Bir babanın eve sessiz dönmesi

Bir annenin radyoyu biraz daha kısması

Komşuların göz göze gelmemesi

Bunlar hiçbir kitapta yazmaz ama toplum hafızasında kalır.

Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı? Sonuç yerine kalan soru işareti

Bugün geriye baktığımda şunu görüyorum: Bu olayın cevabı teknik olarak belli olsa bile, duygusal olarak hâlâ tam kapanmamış bir dosya gibi duruyor.

“Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı?” sorusu aslında sadece bir isim arayışı değil. Aynı zamanda şu sorunun da dolaylı hali:

“Bir ülke bu noktaya nasıl gelir?”

Ve belki de en zor kısmı şu: Bu sorunun tek bir cevabı yok.

İzmirli bir iç monolog

Bazen Kordon’da yürürken düşünüyorum:

“İnsanlar sahilde çay içerken, bir zamanlar aynı ülkede çok farklı kararlar alınıyordu.”

Sonra kendi kendime gülüyorum:

“Tamam, yine fazla düşündün.”

Ama belki de bazı soruların amacı cevap bulmak değil, insanı düşündürmektir.

Adnan Menderes’in idamı’nı kim onayladı? Hafızada kalan gerçek

Şunları da İnceleyin: Adana kebap ne var ?

Sonuç olarak ortada tek bir imzadan çok daha büyük bir yapı var. Askeri yönetim, Yassıada süreci, Milli Birlik Komitesi ve dönemin siyasi atmosferi birlikte bu sonucu doğurdu.

Ama İzmir’de bir arkadaş ortamında bu konuyu konuşurken kimse “kolektif karar mekanizması” demiyor zaten.

Biri mutlaka şunu diyor:

“Abi çok karışık ya…”

Ve aslında haklı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.muhterem.com.tr https://hdtech.com.tr https://akotur.com.tr Sitemap
403 Forbidden

403

Forbidden

Access to this resource on the server is denied!