İçeriğe geç

Bürlenmek ne demek ?

Bürlenmek Ne Demek? İzmir Usulü Bir Kavram Çözümlemesi

Bürlenmek… Ne kadar güzel bir kelime değil mi? Bir de ne zaman duyduysam, kafamda bir anda binlerce soru oluştu: “Bu ne ya? Ne demek bu bürlenmek?” Hani kelimenin tadını çıkararak, sesini doğru söylersen insan kendini birden filozof gibi hissediyor. “Bürlenmek…” Cevabı bulamamıştım, ama kesin bir şekilde bana yazın tadı gibi gelmişti. Hani izlediğin bir filmi anlamadan ama yine de çok sevdiğin bir sahne vardır ya, işte o misal.

Bunlar, içimdeki sesin bana söylediği şeyler. Ama şimdi sizlere gerçekten “bürlenmek” ne demek, onu anlatacağım. Ama biraz İzmir usulü, biraz da esprili bir şekilde, çünkü bence “bürlenmek” sadece dilde değil, günlük hayatta da çokça karşımıza çıkan bir kavram.

Bürlenmek Ne Demek? Aslında Neden Böyle Bir Kelime Var?

Bürlenmek, Türkçeye zamanla yerleşmiş olan eski bir kelimedir ve aslında anlamı biraz kafa karıştırıcı olabilir. Ama rahat olun, ben açıklıyorum: Bürlenmek, bir şeyin başka bir şeye yapışması, karışması veya üzerine bir şeyin bulaşması anlamına gelir. Mesela, yolda yürürken ayakkabınızın altına yapışan çamur, o çamurun “bürlenmesi” diyebilirsiniz. Veya mutfakta hiç yapmadığınız bir yemek tarifi deniyorsanız ve her şeyin üzerine un dökülüyorsa, işte o da bürlenmeye girer. Kısacası, bir şeyin başka bir şeye “bürünmesi” yani yapışması…

Ama işin komik kısmı, bu kelimeyi tam olarak ne zaman kullandığınıza göre durumu değiştirmeniz. İzmir’de bir arkadaşım “Abi bürlendim yaa” dediğinde ben hemen anladım ki, o kişi ya çamura, ya da yanlışlıkla bir yeri karıştırıp çok kötü bir şekilde sıçradı. Yani “bürlenmek” aslında hem günlük yaşamda hem de bazen çok komik, ironik bir hal alabiliyor.

Bürlenmek Bir Yandan, Sosyal Hayat Bir Yandan

Şimdi gelelim bu bürlenme işinin sosyal hayatta nasıl karşımıza çıktığına. İzmir gibi bir şehirde, bürlenmek bazen gerçekten korkunç bir şey olabiliyor. Mesela geçen gün, arkadaşım Ozan’la kafede buluştuk. Ozan, normalde çok rahat biridir ama o gün bir garipti. Hani sesinden belli olur ya, “Hadi bir şey anlat, değişik bir şey oluyor, hemen cevap ver!” diye düşünürsünüz ya. İşte Ozan da öyleydi.

Bize gelen garson “Ne alırsınız?” diye sorduğunda, Ozan’a baktım ve dedim ki:

“Ne olacak ki, aynı her zaman gibi. Çay?”

Ozan bir an sessiz kaldı, sonra gözlüklerini biraz iterek “Bende… Sadece su alayım, ama bardağın etrafına şöyle bir su sıçrasın, ona bakacağım…” dedi.

Benim kafamda hemen “Abi bürleniyorsun ya, bu senin ciddi şekilde bir ‘bürlenmek’ halin oldu!” diye bir ses çaldı. O an o kadar çok güldüm ki, kendimi tutamayıp “Yok ya, aslında sadece gözlüklerinin kenarına su sıçraması bile seni korkutuyor, bürünme işte!” diye takıldım.

Ozan bana baktı, gülümsedi ama “Aslında ne diyorum ben, ben de bürlendim biraz galiba” dedi. O andan sonra bürlenmek bizim aramızda o kadar yaygınlaştı ki, her şey “bürlenmiş” oldu. Ama tabii, o sosyal ortamda biraz ciddileştiğimizde de, Ozan bir anda rahatladı ve “Bürlenmek değil, yanlış anladın. Sadece kafamda çok fazla şey var” dedi. Ama o da bürlendiği bir konuyu kabul etmiş oldu.

İşte bürlenmek bazen böyle bir şey; düşüncelerin, durumların insanın kafasında yapışıp kalması. Tam olarak ne olduğunu anlatmak bazen zor olur. İnsan bazen düşüncelerinden, kelimelerinden ya da hareketlerinden bürünebilir, kendini içinden çıkılmaz bir duruma sokabilir.

Bir Yudum Su ve Bürlenme Anı

İzmir’deki bir başka deneyimim ise, geçen gün bir restoranın dışarıdaki alanında yaşandı. Yan masada oturan bir çiftin sohbetine biraz kulak misafiri oldum (Evet, evet, bazen böyle yapıyorum, insanlara kulak misafiri olmak çok eğlenceli). Çiftin arasında geçen şu konuşma bürlenmek üzerine aklıma geldi:

Kadın, erkek arkadaşıyla biraz yüksek sesle konuşuyordu:

Kadın: “Yani bazen o kadar çok yapışıyor ki her şey birbirine, sonra ne olduğunu anlamıyorum.”

Erkek: “Bürlenme, bir daha öyle yapma lütfen.”

Kadın: “Ama işte, yapmamak ne kadar zor… Her şey üzerine bürünüyor ve karışıyor…”

Burada da karışan şeyler bürleniyor, tabii ki! Ama bu bürlenme, ilişkilerdeki o karışıklıkları ve bazen gereksiz yere kafa karıştıran durumları anlatan bir anlam taşıyor. Yani insanlar bazen gerçekten düşüncelerinden bürünebilir, bazı düşünceler birbirine karışabilir ve o noktada hiçbir şeyin netliği kalmaz.

İşin komik yanı ise, o kadar çok kafamda bürülmüş düşüncelerle o kadar rahat bir şekilde gülümsüyordum ki, garson beni fark edip “Bürlendiniz galiba?” dedi. Ben de ona bakıp, “Evet, o kadar çok bürlendim ki, şu an hiçbir şey net değil” dedim. Garson “Anladım, tamam o zaman” deyip gitti.

Bürlenmek: Kafamızdaki Karışıklık mı, Gündelik Bir Gerçek mi?

Sonuç olarak bürlenmek, aslında çok daha derin bir anlam taşır. O kadar çok karışık düşüncelerle boğulmuş bir insanın, bir şeylere yapışması, ona bağlı kalması aslında bir ruh halidir. Bu ruh hali, ister mutfakta yanlışlıkla üstüne dökülen unlardan olsun, ister kalbinizin derinliklerinden gelen hislerle olsun, her şekilde bir bürünme şekli yaratabilir.

Ama bürlenmek yalnızca kötü bir şey de değildir. Çünkü bazen karışıklıklar, insanı daha iyi bir noktaya getirebilir. Mesela, yanlış bir yere düşen un, belki de en sonunda o güzel tatlıyı yapmanıza vesile olabilir.

İzmir’de, her şeyin bürlendiği, her fikrin çorba olduğu bir dünyada, bizler bazen ne olduğunu anlayamayız. Ama komik olan şu ki, hepimiz bu bürlenmiş düşüncelerin içindeyiz. Kafamız karışmış olabilir, ama bu da hayatın bir parçası.

Sonuçta bürlenmek, sadece bir kelime değil; bir anlam taşıyan, insanın hayatına karışan bir eylemdir. Ve evet, hepimiz biraz bürlenmişizdir.

Kimu olarak “Bürlenmek ne demek” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbetTürkçe Forum